EÜAŞ'ın Haksız Sınav Şartları Getiren Görevde Yükselme Sınavı İptal Edildi

EÜAŞ'ın Haksız Sınav Şartları Getiren Görevde Yükselme Sınavı İptal Edildi

Sendikamız tarafından, EÜAŞ’ın “Görevde Yükselme Sınavı” konulu...

Enerji-İş Sendikası 2. Olağan Genel Kurulunu tamamladı

Enerji-İş Sendikası 2. Olağan Genel Kurulunu tamamladı

Enerji-İş Sendikasının 9 Nisan 2017 tarihinde Ankara'da yapılan 2. Olağan Genel Kurulu...

Eti Maden'de Sınavsız Görevde Yükselmeyi Danıştay Kararıyla Durdurduk!

Eti Maden'de Sınavsız Görevde Yükselmeyi Danıştay Kararıyla Durdurduk!

Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nde çalışan...

  • EÜAŞ'ın Haksız Sınav Şartları Getiren Görevde Yükselme Sınavı İptal Edildi

    EÜAŞ'ın Haksız Sınav Şartları Getiren Görevde Yükselme Sınavı İptal Edildi

  • Enerji-İş Sendikası 2. Olağan Genel Kurulunu tamamladı

    Enerji-İş Sendikası 2. Olağan Genel Kurulunu tamamladı

  • Eti Maden'de Sınavsız Görevde Yükselmeyi Danıştay Kararıyla Durdurduk!

    Eti Maden'de Sınavsız Görevde Yükselmeyi Danıştay Kararıyla Durdurduk!

“Türk Altını” Bor'u sattırmayacağız! (21 Kasım 2014)

eti-maden-ozellestirmeMaliye Bakanı Mehmet Şimşek’in basın yayın kuruluşlarına yaptığı açıklamalarda, Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü’ne ait olan Sülfürikasit ve Borikasit fabrikalarının özelleştirileceği kamuoyuna açıklanmıştır.

Rezervler tükendikten sonra madenlerin ruhsatının elimizde olmasının, kağıt parçasının bizde bulunmasının hiçbir anlamı yoktur. Ekonomik değeri olan, madenin ruhsatı değil o madenden üretilen ürünlerdir.

Bor madenlerimizin peşkeş çekileceği asıl grup dünyanın en büyük maden karteli olan Tinto grubu ve onun yavru firması olan US Borax’tır.

Tüm milletimize ve TBMM’nin vicdanlı üyelerine bir çağrıda bulunuyor ve milli zenginliğimiz olan, geleceğin stratejik madenlerinden bor madenlerimizin yabancı tekellere peşkeş çekilmesine engel olmaya davet ediyoruz.

ETİMADEN'e ait Borik Asit ve Sülfürik Asit Fabrikalarının özelleşitirlmesinin yeniden gündeme getirilmesi üzerine, Birleşik Kamu-İş'e bağlı Enerji-İş Sendikası Genel Başkanı Volkan TÜRKYILMAZ tarafından yapılan açıklamada şunlar belirtildi:

"Bilindiği gibi ülkemize 60 yılı aşkın süredir yaşatılan karşı devrim ve küçük Amerika süreci kapsamında ekonomik, sosyal ve siyasi her alandaki saldırılar özellikle cumhuriyet devrimimizin kazanımları olan, ulusmuzun özverisiyle yaratılan KİT’lerin yabancı tekellere peşkeş çekilmesiyle devam etmektedir. Özellikle 2002 yılından itibaren milli varlıklarımızı peşkeş çekme furyası artan bir ivmeyle devam etmiş ve Türk Telekom, Tüpraş, Petkim derken sıra “Türk Altını” olarak da ifade edilen dünya rezervinin %70'ine sahip olduğumuz bor madenlerimize gelmiştir.

Hükümetin bu konudaki hevesi eskiden beri bilinmekteydi; ancak kamuoyu baskısı ve toplumsal mücadele sayesinde 2012 yılında geri adım atmak zorunda kalmışlardı. 2012 yılında, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca hazırlanan ve Bakanlar Kurulu tarafından imzalanarak 5 Mart 2012 tarihinde Başbakanlığa iletilen “Bor Tuzları, Trona ve Asfaltit Madenleri ile Nükleer Enerji Hammaddelerinin İşletilmesini, Linyit ve Demir Sahalarının Bazılarının İadesini Düzenleyen Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” zamanın Başbakanı Erdoğan’ın imzasıyla, 20 Mart 2012 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı‘na gönderilmişti.

Tasarı ile mevcut Kanunun 2. maddesine eklenen ve komisyonda kabul edilen fıkrada; “Bu madenlerin ruhsat sahaları ve rezervleri Devletin mülkiyetinde kalmak ve elde edilecek ürün ve atıkların satışı Devlet eliyle yapılmak kaydıyla; dekapaj, ürün çıkarma, kırma eleme, ayıklama ve yıkama, paketleme, tahmil – tahliye, nakliye ile temizlik ve diğer benzeri işler ihale yoluyla üçüncü şahıslara gördürülebilir.” denilmekte idi.

İstenen yasa değişikliğiyle Bor, Toryum ve Uranyum madenlerinin üretiminin özel sektörce yapılmasının önünde hiçbir engel kalmayacaktı. Soma örneğinde olduğu gibi özel sektörün üreteceği ürünlerin devletçe alımı garantilenmekteydi. Bu tasarı kabul edildiğinde, madencilikte bir özelleştirme yöntemi olan “işletme hakkının devredilmesi”nin bor madenlerimiz için yolu açılacak ve yıllardır yapılamayan “Borların Özelleştirilmesi” başarılacaktı. Ancak 31 Ekim 2012 tarihinde üst komisyonda görüşülerek karara bağlanan Kanun tasarısı, meslek odaları ve sendikaların, olaya müdahil olması ve mücadelesi sonucu yaşama geçirilememişti. Tasarı halen Plan-Bütçe Komisyonunda beklemektedir. Buna karşın AKP iktidarı sürekli olarak eski defterleri karıştırmakta, bor madenlerimizi özelleştirmeden öte peşkeş çekme hayalini asla terk etmeyerek yeniden gündeme getirmiştir.

Bilindiği üzere, yürürlükteki 2840 sayılı Kanun “Bor tuzları, uranyum ve toryum madenlerinin aranması ve işletilmesi Devlet eliyle yapılır. Bu madenler için 6309 sayılı Maden Kanunu gereğince gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerine verilmiş olan ruhsatlar iptal edilmiştir.” şeklinde düzenlenmiştir.

08.10.2014 tarihli ve 29139 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Orta Vadeli Program (2015-2017)” kapsamında Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in basın yayın kuruluşlarına yaptığı açıklamalarda, Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü’ne ait olan Sülfürikasit ve Borikasit fabrikalarının özelleştirileceği kamuoyuna açıklanmıştır. Bor madenlerimizin özelleştirilmesine ilişkin olarak 1985 yılında yürürlüğe giren 3123 sayılı Maden Kanunu’nun 49. maddesi ile başlayan süreç, farklı yöntemlerle ve denemelerle sürekli olarak gündeme getirilmektedir.

Hükümet tarafından ısrarla yapılan propaganda bor madenlerinin özelleştirilmediği sadece işletmeciliğinin devredildiği noktasındadır. Bu bizlere Türk Telekom'un da satılmadığı 49 yıllığına kiralandığı gerçeğini anımsatmaktadır. Kamuoyumuz dikkatli olmalıdır ki rezervler tükendikten sonra madenlerin ruhsatının elimizde olmasının, kağıt parçasının bizde bulunmasının hiçbir anlamı yoktur. Ekonomik değeri olan madenin ruhsatı değil o madenden üretilen ürünlerdir.

Borikasit ve Sülfürikasit fabrikalarının özelleştirilmesi için yapılacak yasa değişiklikleriyle Bor, Toryum ve Uranyum madenlerinin üretiminin özel sektörce yapılmasının önünde hiçbir engel kalmayacaktır. Bu özelleştirmeler yapıldığı takdirde Bor madenlerimizin özelleştirilmesinin yolu açılacak ve yıllardır yapılamayan “Borların özelleştirilmesi” başarılacaktır.

Bilinmelidir ki istedikleri kadar yerli işbirlikçilerini taşeron olarak, maske olarak kullansalar da bor madenlerimizin peşkeş çekileceği asıl grup dünyanın en büyük maden karteli olan Tinto grubu ve onun yavru firması olan US Borax’tır. US Borax, ETİMADEN'den sonra dünya bor sektörünün ikinci firmasıdır.

Biz Enerji İş Sendikası olarak; tüm emekçilere, meslek odaları, sendikalar başta olmak üzere tüm milletimize ve TBMM’nin vicdanlı üyelerine bir çağrıda bulunuyor ve milli zenginliğimiz olan, geleceğin stratejik madenlerinden bor madenlerimizin yabancı tekellere peşkeş çekilmesine engel olmaya davet ediyoruz."