Üyemiz Yusuf Bayrak Kamu Görevine İade Edildi!

Üyemiz Yusuf Bayrak Kamu Görevine İade Edildi!

TEİAŞ Genel Müdürlüğünde Müdür Yardımcısı unvanı ile görev...

EÜAŞ'ın Haksız Sınav Şartları Getiren Görevde Yükselme Sınavı İptal Edildi

EÜAŞ'ın Haksız Sınav Şartları Getiren Görevde Yükselme Sınavı İptal Edildi

Sendikamız tarafından, EÜAŞ’ın “Görevde Yükselme Sınavı” konulu...

Enerji-İş Sendikası 2. Olağan Genel Kurulunu tamamladı

Enerji-İş Sendikası 2. Olağan Genel Kurulunu tamamladı

Enerji-İş Sendikasının 9 Nisan 2017 tarihinde Ankara'da yapılan 2. Olağan Genel Kurulu...

  • Üyemiz Yusuf Bayrak Kamu Görevine İade Edildi!

    Üyemiz Yusuf Bayrak Kamu Görevine İade Edildi!

  • EÜAŞ'ın Haksız Sınav Şartları Getiren Görevde Yükselme Sınavı İptal Edildi

    EÜAŞ'ın Haksız Sınav Şartları Getiren Görevde Yükselme Sınavı İptal Edildi

  • Enerji-İş Sendikası 2. Olağan Genel Kurulunu tamamladı

    Enerji-İş Sendikası 2. Olağan Genel Kurulunu tamamladı

Ö-zel-leş-ti-re-me-ye-cek-si-niz! (1 Aralık 2014)

yataganEÜAŞ Santrallerinin özelleştirilmesi için makul, gerçeğe dayanan hiçbir gerekçe yoktur!

Santrallerin satılması devlet için kazanç değil kayıptır.

Santral Satış Sözleşmeleri Kamuoyu ile paylaşılmalıdır.

Yatağan özelleştirmesi iptal edilmelidir.

Doğalgaz ve ithal kömüre dayalı dışa bağımlılık elektrik enerjisi üretiminde arz güvenliği açışından ciddi bir tehdittir. Enerji üretiminde ithal kaynağa bağımlılık sonlandırılmalı yerli ve yenilenebilir kaynakların kullanımı sağlanmalıdır.

Kamu emekçileri Yatağan özelleştirmesine karşı mücadeleye işçiler ile omuz omuza devam edecektir.

Yatağan Termik Santrali ile Güney Ege Linyitleri İşletmesi (GELİ) tarafından kullanılan taşınmazların özelleştirme kararının onaylanması üzerine, Birleşik Kamu-İş'e bağlı Enerji-İş Sendikası tarafından 1 Aralık 2014 günü yapılan açıklamada şunlar belirtildi:

EÜAŞ Santrallerinin özelleştirilmesi için makul, gerçeğe dayanan hiçbir gerekçe yoktur!

Özelleştirme halkın talebi değil; Türk ekonomisini denetim altına almak isteyen emperyalist güçler, halk düşmanı sermaye grupları ve onlarla kol kola girmiş, boğazlarına kadar yolsuzluklara batmış yöneticilerin talebidir. Halk özelleştirme değil kamunun güçlendirilmesini beklemektedir. Özellikle üretim santrallerinde çalışanların ezici çoğunluğu özelleştirmeyi istememekte, kuruluşların yapısının güçlendirilmesini, çalışma koşullarının iyileştirilmesini istemektedir.

Türkiye’de kamuya ait Elektrik Üretim santralleri, eski TEK dönemlerinden gelen çalışma geleneği ve ahlakı, deneyimli ve özverili teknik ve idari personelleri ile dünya standartları kalitesinde enerji üretimi gerçekleştirerek elektrik enerjisini halkın ve sanayinin kullanımına halen sunmaktadır.

Santraller hükümetlerin değil milletindir.

Bazı yayın organlarında yer alan haberlerde Hükümetin ekonomik darboğazı aşabilmek için sıcak para temininde Hidrolik Santrallerin tümünü baraj sularının kullanım ve satış hakları dahil yabancı sermaye çevrelerine peşkeş çekme girişiminde bulunduğu belirtilmektedir. Kamu santralleri hükümetlerin bayramlarda çocuklara verilen bayram parası gibi ceplerinden çıkarıp verebilecekleri şeyler değildir. Santrallerin özelleştirilebilmesi kararını ancak halk verebilir.       

“Satışlardan devlet kazanç elde etmektedir” yalanı!

İstanbul Sanayi Odası’nın 2012 yılında yayınladığı Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşları listesinde Elektrik Üretim A.Ş. 6,9 milyar TL ile tüm şirketler arasında 5. sırada yer alan Türkiye’nin en büyük kamu şirketidir. TKİ ise 2,8 milyar tl ile 15. sırada yer almaktadır. Kurumların zarar ettiği iddiası gerçeği yansıtmamaktadır. Santrallerin satılması devlet için kazanç değil kayıptır. Bununla beraber devlet satışlardan kazanç da elde etmemektedir. Yıllık geliri 1,2 milyar dolar olan Hamitabat Doğalgaz Çevrim Santrali bir aylık geliri olan 105 milyon dolara satılmıştır.

Santral Satış Sözleşmeleri kamuoyu ile paylaşılmalıdır.

Kamuoyunun bu satışlarla ilgili bilgi edinme hakkı vardır. İhale bedelini bildirmek yeterli değildir. Yatağan, Seyitömer, Yeniköy, Kemerköy Santralları ve diğer özelleştirilen santrallerin satışları için yapılan sözleşmeler mutlaka kamuoyu ile paylaşılmalıdır. Satış sözleşmesinin esasları, çalışanların hakları vb. bilgileri öğrenmek herkesin hakkıdır.

Kamu yararı gözetilmesi açısından sözde en “uygun” olan Çayırhan Termik Santrali'nin satışında dahi şu hükümlerin olduğu kamuoyunun bilgisine sızmıştır: Sözleşme uyarınca fesih bedeli 600 milyon dolar olarak belirlenmiştir. Yani taraflardan biri sözleşmeyi bozarsa karşı tarafa 600 milyon dolar ödeyecektir. Peki taraflar kimdir? Biri devlet diğeri Ciner Holding. Bu işte Firmanın sözleşmeyi bozacak hali yoktur. Peki devlet? Devlet, yaptığı peşkeş yetmezmiş gibi olumsuz şartlar için firmaya taahhütler vermekte, sözleşmeyi bozması halinde fesih ücretleri ödemektedir. Bu büyük bir rezalettir.

Özelleştirme ile gelecek yıkımlar

Bugüne kadar özelleştirmelerin getirdiği yıkımlardan şu acı tecrübeler öğrenilmiştir:

  1. Özelleştirme demek vatansızlaştırma demektir. Vatan bütünlüğünün korunması için gerekli ekonomik imkanlar yok olmaktadır.
  2. Özelleştirme demek, halk düşmanlarının güçlenmesi demektir. Özelleştirme ile halk inisiyatifi zayıflamakta, kârcı gruplar ve milli devlet karşıtı düşman kuvvetler güçlenmektedir.
  3. Özelleştirme demek, işten çıkarma demektir.
  4. Özelleştirme demek, güvencesiz çalışma demektir.
  5. Özelleştirme demek, iş kazalarının artması ve hatta iş kazalarının üzerinin örtülmesi demektir.
  6. Özelleştirme demek, çevrenin tahrip edilmesi, yaşam alanlarının tehlikeye sokulması demektir.
  7. Özelleştirme demek, hayat kabul edilen suyun 3. Kişilerin denetimine geçmesi demektir.

Çözüm

Santrallerin özelleştirilmesi için makul hiçbir gerekçe yoktur! Özelleştirme planları derhal sonlandırılmalıdır.

Kamu santrallerindeki enerji üretim faaliyetleri daha nitelikli hale getirilerek gerekli görülenleri rehabilite edilmelidir. Üretim ve iletim verimliliği arttırılarak elektrik enerjisi daha ucuza arz edilmelidir.

Doğalgaz ve ithal kömüre dayalı dışa bağımlılık elektrik enerjisi üretiminde arz güvenliği açışından ciddi bir tehdittir. Enerji üretiminde ithal kaynağa bağımlılık sonlandırılmalı yerli ve yenilenebilir kaynakların kullanımı sağlanmalıdır.

EÜAŞ'ta, TKİ'de, TTK'da ve Enerji, Sanayi ve Madencilik hizmet koluna bağlı diğer işyerlerinde çalışan kamu emekçilerinin temsilcisi olan sendikamız Yatağan özelleştirmesine karşı mücadeleye işçi arkadaşlarımız ile omuz omuza devam edecektir.